Kardak’ta kahraman Hasdal’da esir

O bir SAT komando timinin komutanıydı… Kardak krizinde Yunan bayrağını indirip, yerine anlı şanlı bayrağımızı diken kişiydi… Bir kahramandı… Elbette bu özellikleriyle terörist damgası yemesi kaçınılmazdı.

BALYOZ operasyonu ile tutuklandı ve terörist suçlamasıyla esir edildi.  Deniz Kuvvetleri’nde ne kadar ulusalcı subay varsa hepsi iğrenç bir tezgâh ile esir edildiler…  Diğerleri ise sindirildi…

Ancak Kurmay Albay Ali Türkşen mahkemelerde diğer silah arkadaşlarının ve bazı komutanların tavırlarını haklı olarak eleştirdi... Kuvvete sızan hainler hakkında komutanlarının suskunluğu ve Deniz Kuvvetleri’nin hiçbir önlem almaması karşısında isyan etti.  Bu uğurda tek başına kaldı…

Üniformalı hainler

Kardak’ta kahraman Hasdal’da esir kitabını okurken, Türk ordusunun içinde yuvalanmış olan rütbeli üniformalı hainlerin varlığını öğreniyorsunuz. Hem de taş gibi belgelerle…  Asla ele geçirilmez dediğimiz TSK’nın hazin durumu gözler önüne seriliyor…

Mesela komplocularla ortak çalışan Yarbay O.E’nin Ali Türkşen ile yaşadığı dialog karşısında insanın tüyleri diken diken oluyor…
Kafes, Poyrazköy, Amirallere suikast gibi uyduruk senaryolarla kurgulanmış davaların hukuktan, mantıktan, vicdandan ne kadar yoksun olduğunu anlatıyor kitap.

Kurmay Albay Ali Türkşen’in akıcı üslubu karşısında olaylara sinirlenip kızmakla kalmıyor, Deniz Kuvvetleri’nin en seçkin birliği SAT komandolarının iftiralar zinciri içerisinde tasfiye edilişlerini hayretler içinde okuyorsunuz.
Kitabın her sayfası insanı boğuyor sanki… Bir sonraki sayfada acaba nasıl bir komplo çıkacak duygusuna kapılıp, başı sonu olmayan uçsuz bucaksız iftiralar denizinde buluyorsunuz kendinizi…

Teğmenlere atılan çocuk pornosu, uyuşturucu tacirliği vs. gibi bütün iftiralar tek tek çürütülüyor kitapta.

Hepsi bir yalandan ibaretmiş

Yandaş-yalaka medyanın yaptığı düzmece haberleri ve telefon konuşmalarından cımbızla çekilen kelimelerin davaya ne şekilde konu edildiğini, gömülü ve raf ömrünü 2 defa tamamlamış hiçbir işe yaramayan ve roketsiz bir borudan ibaret LAW silahlarının cemaat tarafından çamura gömülüp tekrar çamurdan çıkartılarak SAT komandolarının üzerine yıkmalarını belgelerle anlatıyor Ali Türkşen.

Kardak’ta kahraman Hasdal’da esir her satırı soluksuz okunan bir ibret belgesi… Bu kadar da olmaz dedirtecek türden iftiralar ve senaryoların anlatımını içeriyor…

Mesela ev aramalarında imajları alınmayan kişisel bilgisayarlar, CD ve DVD materyalleri, sorgularda yapılan mantık dışı sorular, birbirini tutmayan suç tarihleri gibi akıl almaz olaylar tüm detaylarıyla anlatılmış…

Acıklı bir komedi gibi

Tuğamiral olmasına kesin gözle bakılan deniz Albay Mücahit Erakyol’un başına gelenler ise tam bir komedi türünden…

Cemaatin komplo çetesi Türkiye cumhuriyetinin 3 altın madalyalı tek subayı olan emekli karacı Albay Levent Göktaş’ı ‘’KAFES’’ planının en tepesine yerleştirmiştir. Bir süre sonra tamamı denizcilerden oluşan sözde terör örgütünün başında bir karacı subayın olması haliyle herkese mantıksız ve kuşkulu gelir. İşte aylar sonra uydurma ‘’KAFES’’e bir denizci komutan bulunur. Bu kurban Albay Mücahit Erakyol’dur.

Bu kitap ileride Türk Ordusuna yapılan hain tuzakları araştıran nesiller için önemli bir kaynak olacak. Hiçbir detay atlanmadan suçlamalara ve komploya karşı muazzam bir savunma kitabı hazırlamış Kurmay Albay Ali Türkşen.
‘’Vay be! Bir zamanlar kahramandılar, şimdi terörist oldular. Tayyip sağ olsun…’’ cümlesi ile başlayan Kardak’ta kahraman Hasdal’da esir isimli kitabın yazarı Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen nasıl bir komploya kurban gittiklerini haykırıyor…

Amiral Semih Çetin’in ‘’ Bir ihanetin öyküsü’’ isimli muhteşem kitabından sonra BALYOZ ile alakalı yazılmış en güzel eser Kardak’ta kahraman Hasdal’da esir…

İbretle okunması gereken bir başyapıt…

Cem Akkılıç
21 Mayıs 2013



Kitap Nisan ayında çıktı ancak seyirde olduğum için biraz geç ulaştı elime. Bulgaristan’ın Varna kentine bağlı sahil kasabası Topoli’de şirin bir tren istasyonunun bahçesinde kitabı okurken çekildi aşağıdaki fotoğraf.





BALYOZ sonrası çok anlamlı kitaplar yazıldı. Neredeyse tamamını okudum ve çeşitli yazılarımda bu kitapların tanıtımını yaptım. Merak edenler buradan bakabilirler.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir toplum nasıl yönetilmek iistiyorsa öyle yönetilir.İslam ile yönetilmeyi tercih eden toplumlar fakir kalmaya mahkum oldular.Dünya haritasını açıp bakmak gerek.kimler geri kalmış kimler kimleri sömürüyor.