Google'ın gerçek amacı...


Önce şunu anlatayım; Google insanlığın yararına değil, İsrail'in ele geçirip kıyasıya sömürmesi için bir propaganda  amacıyla kuruldu. Ve tabi reklamlardan milyarlarca doları mideye indirmek için. Google'ın ilk iki amacı tam olarak bu...

You Tube'u satın almaları bu amaca hizmet ettirmek içindi... Hiç düşündünüz mü neden Yahudilere ait olan Google dışında etkin bir arama motoru yok?.. Aslında arama motoru yapmak, bu işin uzmanları için bir kaç günlük mesai sadece... 

Ve neden yüzlerce cep telefonu markası olmasına rağmen; sadece Google'a ait Android işletim sistemi var?..

Hiç aklınıza gelmeyen bir noktayı anlatayım... Bir akıllı cep telefonu kullanıcısı günlük olarak Yahudilere ortalama beş ila on iki dolar para kazandırıyor... Bu nasıl mı oluyor?.. Kullandığımız o beş para etmeyen Google uygulamalarının bitmek tükenmek bilmeyen reklamları sayesinde... Şaşırdınız mı?!..

Şimdi birileri çıkıp gene aynı teraneyi zırvalayacak ve "e Yahudiler akıllı" diyecek...

İşletim sistemi ya da arama motoru yapmak isteyenlerin MOSSAD terör örgütünün hedefinde olduklarını bilmeyenler hâlâ var çünkü...

CEM AKKILIÇ
14 Kasım 2017


Atatürkçülerin yeni mekânı Google hapishanesi...

Google uzun süredir Atatürkçü site ve kanallara sansür uyguluyor... Sürekli İslamcı takımını destekliyor... İyi ama neden?..

Google nedir?..
Google kimlere hizmet eder?..
Google gerçekte insanlığa hizmet mi ediyor?..
Google algoritması nedir?..
Google robotları ne iş yapar?..

Ya peki; Google'ın hapishanesi SANDBOX hakkında ne biliyorsunuz?.. Hatta muhtemelen daha önce hiç duymamıştınız...

Aslında bu soruların yanıtları çok basit. Kendi emperyal çıkarları için İslamcıları sınırsız destekleyen Google, Atatürkçülere sansür uyguluyor... Çünkü en basit anlatımla, Atatürkçüler "bağımsızlık" diyorlar... Ehh bu da emperyal katillerin işlerine gelmiyor...  Onlar her zaman sömürmek istedikleri ülkere yerleştirdikleri çakalları ön plana çıkartıyorlar... 

Size Google ile ilgili daha çarpıcı bir şey anlatayım... Google belki sizden bile daha iyi Türkçe okur ve anlar...  Misal; Google'a ait olan TRANSLATE programı sizlere sunulan o dandik uygulamanın çok daha gelişmiş olanıdır ve Google internette hangi dilde ne yazılıyorsa bunu anında robotları vasıtasıyla algılar...  Basit bir örnek; Tayyip'i eleştiren yazılar ve videolar aramalarda en arka sayfalarda çıkar ya da hiç çıkmaz!..

İster sitenizde yazı yazın, ister video paylaşın... Eğer emperyalizmin çıkarlarına aykırı bir paylaşım yaparsanız Google hapishanesi "Sandbox" a havale olursunuz... Bu da artık sitenizin ya da videonuzun aramalarda gözükmeyeceği anlamına gelir... İlk ceza 6 ay, sonrası ömür boyudur... Korkmayın Google tarafından  kimse sizi fiziki olarak hapse atmayacak, hapsi boylayacak olan fikirleriniz!.. Bence bu daha kötü... 

İstediğiniz kadar "Search engine optimization" (SEO) kurallarını uygulayın... Nafile... 

Hava durumunu öğrenmek, adres bulmak, gazete okumak vs. Bunlara tamam da... Tamam olmayan şey "sansür"...  Ve bir de Sandbox hapishanesi...

CEM AKKILIÇ
8 Kasım 2017


Yahudiler zeki, geri kalanlar aptalmış...

Dünyada sekiz milyar insan var ama her şeyin sahibi Yahudiler... Bu sizce biraz tuhaf değil mi?..

Bir başka yazıda Hacı Şakir sabunlarının bile sahibinin bir Yahudi olduğunu bilmeyenlere anlatmayı düşünüyorum... Tabi türbanı ayet diye takanların da Yahudi tekstilcileri nasıl zengin ettikleri bir başka yazının konusu...

Her şeyin sahibi Yahudiler dediğim de bazı cahiller çıkıp, "eee onlar akıllı" diyorlar...

Tabi Yahudilerin öz malı olan Holivud'un; hemen hemen her yıl ısıtıp ısıtıp yeniden çevirdiği İkinci Dünya Savaşı temalı Yahudi soykırım filmlerini izleyen aptallar söylüyor bunu... Aynı savaşın sonunda yenilmiş, elinde savaşacak askeri kalmadığı için neredeyse pes etmiş Japonya'ya, -dünyaya gözdağı vermek için- iki atom bombası sallayanlar Yahudiler değilmiş gibi mi davranmak gerek?..


Dünyadaki tüm silah tüccarlarının Yahudi olması ve bu tüccarların savaşlar çıkartarak zengin olmaları, soykırım filmleri izleyip iki göz iki çeşme salya sümük ağlayanların umurunda değil...

Kısacası sekiz milyar insan aptal, bir avuç Yahudi akıllı öyle mi?..

ASELSAN'ın MOSSAD tarafından öldürülüp intihar süsü verilen mühendisleri belki kamuoyunu ikna etmiyor bu konuda, ya Türkiye'de MOSSAD ajanlarının öldürdüğü İranlı nükleer fizikçileri nereye koyacağız?.. 

Başkan Kennedy Amerikan Merkez bankasını Yahudi tekelinden kurtarmak istemiş, ulusallaştırmaya çalışmış ve bu şekilde "yoldan çıktığı" için suikasta kurban gitmişti... 

Ben açıkçası çok değerli bir şahsiyet olarak kabul ettiğim Haydar Baş'ın da bir suikasta kurban gidebileceğinden endişe ediyorum... Baş Rusya'ya gitmiş, Putin'e Çin ile ticarette dolar yerine euro kullanın demişti... Bir hafta geçmeden Rusya ile Çin euro kullanmaya başlamıştı!..

Sadece bir avuç Yahudi'nin zeki olduğu falan yok...

Dünyada ne kadar zeki insan varsa, silikon vadisine toplayıp, kendi hizmetleri için çalıştıran Yahudiler, itiraz edenleri suikast timleri MOSSAD'a havale etmekteler...  Ya bize çalışırsın ya da ölürsün...

İslam ülkelerinde de gericiliği desteklemelerinin birinci nedeni bu zaten... Kendilerine ileride rakip olabilecek kişileri din ile frenlemek!..

Ve en önemlisi tüm dünya Merkez Bankaları'nın sahipleri bu herifler... Para kimdeyse, güç ondadır sözü boş yere söylenmemiştir...

Zekâ mekâ tıraş yani...

Cem Akkılıç
21 Ekim 2017











Tablet katili Android...


Tablet çağının sonuna mı geldik?!..

İlk çıktıklarında tabletler bir devrim yaratmış, geleceğin elektronik ürünleri ve bilgisayarlara alternatif olarak görülmüştü... Tabletler açısından bugün gelinen noktaya bakıldığında, hiç de geleceğin ürünleri olmadığı ortaya çıktı...

Mesela koskoca Samsung bundan bir kaç yıl önce onlarca model üretip piyasaya sürerken, 2017 yılında sadece bir model üretti. Maliyeti düşürmek için 2016 yılının Snapdragon 821 işlemcisini koydu cihazın içerisine. Halbuki 2017'nin güncel işlemcisi Sanapdragon 835'dir...

Diğer büyük firmalarda da tablet üretiminin kısıtlandığını, sırf bir ürün çıkartmış olmak için bir model çıkarttıkları görülüyor...

Ben aynı durumun yakın gelecekte akıllı telefonlarında başına geleceğini, büyük firmaların Samsung, LG, SONY gibi devlerin akıllı telefon piyasasından çekileceklerini düşünüyorum...

Peki ama tabletler neden bu kadar kısa geçmişlerine rağmen gözden düştüler?!..

Bunun bir tek nedeni var...

Hantal ve kullanışsız "işletim sistemi" Android...

Tek suçlu Android mi derseniz size cevabım hayır, Android'i geliştirmeyen ve başka işletim sistemlerinin var olmasına izin vermeyip dünyayı her konuda tek elde yönetmek isteyen Yahudileri gösteririm...

Çok uzağa gitmeye gerek yok, Finlandiyalı NOKIA firması yıllar önce kendi cep telefonları için kendi ürettiği işletim sistemini kullanıyordu... Yahudi Bill Gates tarafından, kim bilir muhtemelen Mossad'ın da karışıp ölüm tehditleri savurduğu NOKIA satın alındı ve dünya sahnesindeki bir numaralı koltuğundan indirilip, tarihe karıştırıldı... NOKIA akıllı telefon olarak geri döndü belki ama bir farkla: İşletim sistemi Yahudilere ait Android ile...

Bu yazı fark ettiğiniz gibi teknik konuları ele almıyor... Tableti ve bilgisayarı olanların net olarak gördükleri şey şu; bilgisayarda yaptığımız şeylerin yüzde yirmisini bile tabletlerde yapamadık... Öyleyse neden tablet satın alalım ki?!..


Düşünün dünya üzerinde bu konuda onlarca marka var... Her yıl yüzlerce telefon üretiliyor... Bunların çoğu uzakdoğu firmaları... Ama hepsi de sadece bir tek işletim sistemi kullanıyorlar: hantal ve Google reklamları yaymaktan başka fazla bir işlevi olmayan Android işletim sistemi... Bu işletim sistemi her yıl yenilenerek gelse de, temel de bir bilgisayar işletim sisteminin kabiliyetlerinden neredeyse tamamen yoksun... Bir iki makyaj değişimi dışında; her yeni gelen Android, aslında bilinçli olarak kusurlu, eksik ve işlevsiz olarak piyasaya sürülüyor... Bu da tablet satışlarını etkilediği için büyük firmaların tablet üretimini düşürüyor...

Cafcaflı ürünler, satış rakamları el yakan telefonlar alo demenin ötesinde, Twitter, Facebook ve Instagram gibi Yahudi tekeli sosyal medya sitelerine çekilen fotoğrafları paylaşmanın ötesine fazla gidemiyorlar...

İşte tabletlerin de sonunu getiren şey tam da bu oldu... Beceriksiz Android işletim sistemi...

Cem Akkılıç
10 Ekim 2017




You Tube'da kanallarının askıya alınması...


Ben de artık video yüklemek ve videolarımın izlenip paylaşılmasını istiyorum diyen herkesin başına gelmiştir kapatılma olayı...

Bu yazıyı uzun tutmamaya çalışacağım ve mümkün olduğunca teknik konulara girmeden herkesin anlayabileceği tarzda anlatmaya çalışacağım...

Evet, You Tube'da hesapların kapatılması ya da askıya alınması olayını çok kişi yaşamıştır... Bunun bir çok nedeni var. Eğer sabır gösterip, yazıyı sonuna kadar okursanız; aslında bir çok kişinin haberdar bile olmadığı You Tube'da kanal kapatma nedenlerinden birini belgeleriyle anlatıp göstereceğim... 

You tube kanalları olanlar bilirler, birincisi topluluk kuralları ihlali, ikincisi ise telif hakkı ihlalleri You Tube kanalınızın askıya alınmasına ya da tamamen kapatılmasına neden olur...

Peki ama başka kapatma gerekçeleri var mı?.. 

Bir You Tube uzmanı olabilecek kadar uzun zamanını bu işe vermiş birisi olarak; evet, Google kurallarında yazmıyor ama bir kanal kapatma nedeni daha var...

Atatürkçü olmanız ve siyasi iktidarı eleştiriyor olmanız bir "kanal kapatma" nedenidir...

Kimileri şimdi hemen, Tayyip'i eleştiren videolar yüklemişsindir, kanal şikayet edilmiştir diyebilir...

Şimdiden söyleyim böyle düşünenler varsa yanıldılar...

İki yıl önce askıya alınan You Tube kanalımda sadece Tayland Bangkok ve Pattaya videoları yüklemiştim... Çektiğim videolar "çektiğim" dediğime göre bana aitti...

Videoların fonunda "telif hakkı ihlali" oluşturabilecek dış mekanda çalan müzikleri, video işleme programları sayesinde susturmuştum. Geriye kalan sadece araba kornaları, insanların sesleri ve tapınaklardaki dualardı..

Böylelikle You Tube kanalım telif hakkı ya da topluluk kuralları ihtar ve cezaları ile yüz yüze kalmıyordu... Ayrıca reklam falan almıyordum, yani Adsense ile oluşabilecek sıkıntılar da yoktu...

Ta ki bir "Atatürk videosu" yayınlayana kadar sıkıntısız geçti You Tube maceram...

Pattaya'da Avrupalıların işlettiği lüks bir restorantın içinde her ülkeden toplanmış kağıt paraların sergilendiği bir camekan çerçeve vardı. Türk parası en yukarıya koyulmuştu. Videonun başlığı "PATTAYA'DA ATATÜRK EN YUKARIDA"idi...

Hepsi bu... Ne bir siyasi video ne de bir ihlal... Hiçbiri yok... 

Kanal askıya alındı ve o günden bu yana askıda duruyor gariban... Filistin Askısı diyorum ben buna ...

Şimdi konusunu ettiğim You Tube kanalıma şifresiyle girebiliyorum ve sadece videoların afişlerini görebiliyorum... Hemen altta ekran görüntüsünde olup biteni görebilirsiniz.




Size mantıklı geliyor mu bu kapatma cezası?..

Google kurallarında diyorlar ki; bildirimde bulunmaksızın herhangi bir nedenle feshetme...  

Yani adamlar size; You Tube kanalınızın kapatılma nedenlerini bile söylemiyorlar...




Herhangi bir neden ne demektir?!..

BU YAZININ AMACI NEDİR

İnternet son on yılda çok gelişti... Görsel ve yazılı medya için ciddi rakip oluşturdu. Bizim gibi İslami diktatörlük ve baskıcı rejimlerle yönetilen ülkelerde internet; muhalif kesimler için bir can simidi, haykırış ve itiraz edebilmenin yegane yolu olarak görüldü...

Fakat yanılmışız... 

İnternetin mucidleri ilk başlarda özgürlükçü ve her sese imkan vereceklerini söylemişlerdi... Kulağa gerçekten hoş geliyor... 

Aynı masalı hâlâ söylüyorlar ama asıl dertleri her insan için özgürlük değil, sömürmek istedikleri ülkelere yerleştirdikleri politikacı görünümündeki hainleri koruyup kollamakmış meğerse... 

Google'ın sempatik ve akıllı bir arama motoru görünümünün ardında yatan sinsi planlarının hiç bir zaman sonu gelmeyecek burası kesin. Türkiye'de rejim karşıtı İslamcıları desteklemeye  devam edecek burası da kesin!.. 

Açık ve net: Atatürk işlerine gelmiyor bu emperyalistlerin...

Bir sonraki yazımın konusu Adsense ve tekrar You Tube hakkında olacak...

Google en büyük hırsızlığını Adsense sayesinde yapıyor... Bu konuda yazımı bekleyin... Yazıyı hazırladıktan sonra linkini buraya ekleyeceğim. 


Cem Akkılıç
9 Şubat 2017